motosiklet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
motosiklet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2015 Pazar

Rodaj Nedir? Neden Gereklidir?

Öncelikle henüz bir motor sahibi olmadığımı belirteyim. Ancak bu konuya çok meraklıyım ve ciddi bir abimizden de eğitim aldım. Geriye motor ehliyeti almak ve motor edinmek kaldı denilebilir. Motor konusuna merak sarınca da hemen internetten araştırmalara başladım. Özellikle Youtube üzerinde Altın Elbiseli Adam başta olmak üzere çeşitli videoblog tarzındaki kanalları ziyare ettim. İçlerinde her ne kadar olumsuz örnek teşkil edenler olsa da, genellikle konuyu ciddiye alan kişilerin bulunduğunu görmek de hoşuma gitti.

İnternette yaptığım araştırmalarda belli başlı konularda sıklıkla sorular sorulduğunu gördüm. Motor konusunda maalesef henüz emeklemeye dahi başlamamış biri olarak ahkam kesmem çok yanlış olur. Ancak makine mühendisliği eğitimi almış biri olarak, teknik konularda bir şeyler söyleyebilir. En çok sorulan ve sıklıkla eksik veya yanlış bilinen konulardan biri olduğunu fark ettiğim rodaj da bunlardan biri. İlgi alanıma girdiği için bu konuda merak edenleri elimden geldiği kadar aydınlatmaya çalışacağım.


Rodaj Nedir?


Rodaj aslında sadece motorlar için geçerli değildir. Tüm yeni mekanik cihazlar, aletler, araçlar, makineler için geçerli bir konudur. Çalışan hareketli parçalara sahip her şey için rodajdan söz etmek mümkündür.

Rodaj için genellikle parçaların birbirine alışma süreci tabiri kullanılmaktadır. Teknik anlamda çok şey ifade etmese de yanlış bir tabir de sayılmaz. Bu nedenle rodajı kabaca hareketli mekanik parçaların birbirine alışma süreci olarak tanımlayabilirsiniz. Sonuçta herkes mühendis seviyesinde teknik bilgi sahibi olmak zorunda değildir ve bu ifade genel olarak doğrudur. Ben de bu yazıda elimden geldiği kadar teknik tabir kullanmamaya özen göstereceğim.


Rodaj Neden Gereklidir? 


Rodaj neden gereklidir sorusu alsında hareketli mekanik parçalar için neden bir uyum süreci gereklidir şeklinde sorulmalıdır. Buna cevap verebilmek için önce Tolerans konusunu açıklamak gerekir.

Tolerans:

 Mühendislikte tolerans, kabul edilebilir hata payı diyebiliriz. Tolerans en iyi örnek vererek açıklanabilir. Örneğin çok sayıda, 1 cm çapında dairesel kesite sahip 10 cm uzunluğunda herhangi bir metal malzemeden çubuklar üreteceksiniz diyelim. Ürettiğiniz çubuklardan belki on binde biri tam olarak 1 cm çapında ve 10 cm uzunluğunda olacaktır, belki bu oran çok çok daha düşük olacaktır. Teknik olarak tam bu değerleri tutturmak mümkün olsa da, üretim tekniği nanometre seviyesinde (1nm metrenin miyarda biridir), hassasiyet gerektireceğinden çok pahalı olacaktır.Üstelik çok defa bu kadar hassas üretim yapmak gerekli değildir.

Mühendisler tasarladıkları sistemin çalışabilmesi için, sistemdeki parçaların belli bir alt ve üst sınır arasındaki ölçülerle üretilmesini isterler. Ölçüleri bu aralıkta olmayan parçalar hatalı kabul edilir. Sözünü ettiğimiz aralık ise toleranstır. Örneğimize dönecek olursak, 10 cm uzunluğun yanına +/-0,02 cm gibi bir ifade eklenmiş ise bu örnekteki çubukların boyunun en az 9,98 cm, en çok da 10,02 cm ölçülerde olması gerektiğini ifade eder. Bu aralıktaki tüm parçalar uygun kabul edilir.

Üretimde kullanılan makinelerdeki titreşimler, kesici uçlardaki yıpranma vb. pek çok etken üretimin belli bir kusurla yapılmasına yol açmaktadır. Bu hatalar yüzey pürüzlülüğü için de geçerlidir. Siz örneğin silindirin iç yüzeyini ne kadar pürüzsüz üretmek isterseniz isteyin belli bir pürüz olacaktır. Aynı şekilde silindir içinde hareket edecek olan piston da belli bir pürüze sahip olacaktır. Yani rodajı geometrik kusurlar kadar yüzey pürüzlülüğü degerekli kılar. Unutmayın, camlar bize pürüzsüz görünse de sinekler camdaki pürüzlere tutunarak üzerinde yürüyebilmektedir. Pürüzlülük konusunda görünüş yanıltıcı olabilir.

Rodaj Aşamasında Ne Olur?


Rodaj aşamasında motordaki parçalar arasında olası kusurlardan kaynaklı, olması aslında istenmeyen sürtünmeler oluşur. Bu sürtünmeler sırasında parçalarda aşınmalar, yüzeylerde törpülenmeler olur. Çok çok küçük, belki gözle bile göremeyeceğiniz boyutlarda kopan parçalar olabilir. Sürtünmeler rodaj süresince parçaların aşınmasına neden olurken bir yandan da motorun daha fazla ısınmasına yol açar. Aynı zamanda bu sürtünmeler motorda belli bir verim kaybına neden olur. Motorun ürettiği gücün bir kısmı daha arka tekere iletilmeden motordaki sürtünmeleri yenmek için harcanmaktadır. Bu sürtünmeler hep olacaktır ancak rodaj süresince daha yüksektir. Rodajı sağlıklı yapılan motorlarda güç artışı olduğundan söz edenler aradaki farkı gözlemleyebilmişler demektir. Aslında güç artışı olmamıştır. Motor gücünden daha verimli faydalanma imkanına kavuşulmuştur. Motorlar sahip oldukları teknik sınırların üzerinde güç üretemezler. Ancak kullanıcılar, yani sizler, doğru bakım, doğru sürüş, doğru rodaj ile motordan mümkün olan en yüksek verimi alabilirsiniz.


Rodaj Aşamasında Nelere Dikkat Etmek Gerekir?


Rodaj aşamasında motorla gelen (geldiyse) kitapçıktaki verilere dikkat etmek gerekir. Orada belirtilen limitleri aşmamak gerekir. Unutmamak lazımdır ki rodaj süresince motor içindeki parçalar birbirine daha çok sürtünüyor ve bu parçaların, yani motorun daha çok ısınmasına yol açıyor. Oluşan aşırı ısı metal parçaların mekanik özelliklerini olumsuz etkileyebilir. Ciddi ve kalıcı sorunlara yol açabilir. Yine olası kopan küçük parçalar motor içindeki serbest hareketleri sırasında metal yüzeyleri çizebilir, aşındırabilir, başka parçalar kopmasına yol açabilir. Tüm bu nedenlerden dolayı rodaj süresince motorun düşük devirlerde kullanılması önerilir.

Rodaj süresi motorda kullanılan parçaların mekanik özellikleri ve tolerans miktarı ile ilgilidir. Motordan motora az çok farklılık gösterebilir. Bu konuda motor üreticileri en doğru bilgilere sahip olduklarından onların kitapçıklarda belirttikleri değerlere uymak önmelidir.

SON SÖZ:


Motorunuzda sürtünmeler, aşınmalar hep olacaktır. Bu kaçınılmaz. Ancak rodaj aşamasında dikkatsiz davranırsanız motorunuzun çok hızlı aşınmasına, ciddi hasarlar görmesine yol açabilirsiniz. Kötü rodaj motorda gözle görülür bir arızaya yol açmasa bile, motor ömrü kısalacaktır. Haliyle belki 100 bin km'yi devirebileceğiniz motorunuz 60 bin'i görmeden işlemez hale gelecektir.

Ayrıca söz ettiğimiz sürtünmelere aslında muhtacız. Sürtünme olmasa lastikleriniz yolda tutunmaz, motordaki güç arka lastiğe iletilemez, hiçbir makine çalışamaz. Neden ıslak zemine yol tutuş zorlaşır? Bir düşünün...


7 Mart 2015 Cumartesi

Motosiklet ve Bisiklet Trafiğe Çözüm Olabilir Mi?

Uzun yıllar İstanbul'da aşadım. Zor gelmişti ayrılmak İstanbul'dan yıllar önce. Aslında o kadar kesin bir kopuş olacağını ummuyordum üniversiteye giderken. Ama zamanın neler getireceği hiç belli olmuyor. Bir defa ayrıldım ve ondan sonra sadece kısa ziyaretler için İstanbul'a gidebilir oldum. Her gün gitmesem de, görmesem de, boğazdan bu kadar uzakta, İstiklal Caddesi'ne kafam estiğinde gidemeyecek olmam halen hüzün verir bana. İstanbul insanı kendine sihirli bir şekilde bağlayan bir şehir. Her şeye rağmen!

Ama şükür ki İstanbul'da yaşamıyorum. Neden mi? Trafik...



İstanbul trafiğinden korunmanın yolu olarak sabahları gerekenden çok daha erken yola çıkmayı alışkanlık haline getirmiştim. Böylecek memurlar, öğrenciler ve bazı işçiler yola çıkmadan ve toplu taşıma araçlarını ve yolları doldurmadan önce kendimi sokağa atıyordum. Akşam da otobüsten iki üç durak önce iniyordum. Mesele değildi, erken inince eve daha erken geliyordum. Yıllar önce bile. Sabah çok erken kalkınca da kahvaltıya zamanım olmuyordu o zamanlar ki, kahvaltı alışkanlığımı kaybetmeme neden olmuştur o yıllar. Halen de kahvaltı edemem...Ah İstanbul.

Artık sadece arada sırada gezmek, eş dost ziyareti gibi nedenlerle gidiyorum. Arada direk uçuş olmayan yerlere giderken şöyle bir Atatürk veya Sabiha Gökçen Havalimanlarına aktarma için uğruyorum. Ama gezi için her gittiğimde biraz daha korkutuyor İstanbul trafiği beni...

Tramvay ve metrolar her zaman dolu, metrobüs işkence resmen...Otobüsler, ah ah...Araç kiralasan, o trafikte çılgınlık...

Sur içinde trafiği çözmek için yeni yol açmak pek mümkün değil. Ancak alttan tüneller açabilirler veya mevcut ana arterleri çift katlı yapabilirler.  Ancak görece yeni şehirleşen yerler ne kadar plansız...İnsanlar koca bir şehir inşaa ediyor ama yeterli yol yok. Neyimiz planlı programlı ve düzgün ki yollarımız, şehirlerimiz olsun değil mi?

Hal böyle olunca trafiğe en pratik çözüm motosiklet ve bisiklet kullanımını artırmak. Bisiklet İstanbul için çok uygun olmayacaktır. Çünkü insanların büyük bölümü bisikletle gidilemeyecek kadar uzak mesafelere gidiyor her gün. Ama motosiklet kullanımını artırmak trafik sıkışıklını önlemede çok etkili olacaktır.

Özel araçların büyük bölümünde bir kişi oluyor. Bir otomobilin yolda kapladığı yere çok rahat iki motosiklet sığabilir. Bir otomobilin işgal ettiği park alanına 4 motosiklet park edebilir. Üstelik motosikletler çok daha seri araçlardır. 250cc ve altı motorlar pek çok otomobilden daha az yakıt tüketmektedir. Üstellik motosikletler çok daha ucuzlar ve vergileri de düşük.

Ancak otomobil sahibi olmayı bir statü göstergesi olarak algılayan bir toplumuz maalesef. Ayrıca motosikletlerden de korkuyoruz. Haksız da değiliz. Her şeyi yanlış kullanıyoruz ve motosikletler de bir istisna değil. İki tekerin tehlikeli olduğunu bile bile aşırı hız yapanlar mı dersin, kendini akrobat sananlar mı, kaskı ve koruyucu kıyafetleri gereksiz görenler mi? Hepsi bir araya gelince de toplumun motorlulara olan tepkisi olumsuz oluyor haliyle.

Oysa İstanbul'da her sabah işe gitmek için özel araçlarını kullananların dörtte biri motosiklet kullanmaya başlasa bile, bu İstanbul trafiğini önemli ölçüde rahatlatacaktır.