
Ekonomi ve finans alanını düşünürsek de durum aynı. Bir zamanlar insanlar grafikleri ve verileri inceler, analizler yapar ve yatırım kararları verirlerdi. Bu uzun bir zaman alır ve insan psikolojisinin zaafları nedeniyle zaman zaman hatalı kararlara yol açar, neticede kar etmeyi bırakın ciddi zararlarla karşılaşılmasına neden olurdu. Ekonomiye ne kadar hakim, aynı anca onlarca hatta yüzlerce veriyi hızla yorumlayabilen ve içine duygularını karıştırmadan nesnel kararları hızla alabilen kişiler ancak başarılı olurlardı ki bu kişiler de zaman zaman pahalıya mal olan hatalar yapmaktaydılar. Artık küresel piyasalarda alım ve satım yönünde kararları bilgisayar programlarına bırakan şirketler olduğunu biliyoruz. Bu programlar bir insanın karar verme aşamasında göz önünde bulunduramayacağı kadar çok veriyi eksiksiz bir şekilde analiz edip, pek çok farklı sinyali değerlendirip, duygusal etkiler kesinlikle barındırmayan kararlar verebiliyorlar. Kodlama sırasında algoritmaları düzgün oluşturulmuş ve iyi kodlanmış bir program piyasadaki hiçbir önemli alım veya satım sinyalini kaçırmayacak, tereddütsüz karar verecek ve emri ilgili kuruma anında iletecektir. Satış sinyallerini biraz daha düşüş veya yükseliş olur umuduyla görmezden gelip eldeki kardan olma gibi bir hataya da düşmeyecektir. Yani artık aklı başında bir yatırımcı yatırım kararlarını kendi alan değil, bu işi düzgün yapacak programı kodlayan yatırımcı olacaktır.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Tarımdan sağlığa, ulaştırmadan gıdaya kadar her türlü sektörde artık bilgisayar programlamayı bilmek bir avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle özellikle de henüz yolun başında olan gençler hem İngilizce'yi hem de en azından bir programlama dilini çok iyi seviyede öğrenmeliler. İngilizce sayesinde tüm dünyayla iletişim kurabilme ve onların bilgi ve tecrübelerinden faydalanabilme olanağı kazanırken programlama dilleri ile de iş yaşamında karşılaştığı sorunlara çözümler üretebilme ve yeni imkanları, fırsatları ortaya koyabilme imkanı yakalamış olur.