19 Ekim 2012 Cuma

4K TV'ler Full HD'yi Sollayacak

Full HD görüntü henüz tam penetrasyonunu sağlamamışken, Full HD görüntü kalitesine açık ara fark atacak 4K TV'ler yola çıktı bile.

Teknoloji artık o kadar hızlı gelişiyor ki, yeni çıkan bir teknoloji pazarda tam olara penetrasyonunu sağlayamadan, yani pazarda yaygınlaşmadan ve her yerde erişilebilir, her kesimce ulaşılabilir hale gelmeden daha gelişmiş bir teknoloji ortaya çıkıyor. Yakın bir gelecekte bu durum daha da ileri bir noktaya ulaşır ve yeni çıkan bir teknoloji daha ülkemize gelmeden bir üst teknolojiye sahip ürünler piyasaya sürülürse şaşırmayın.

4K TV'ler Full HD TV'leri 4'e katlayacak. Tabi bu teknolojiye sahip cihazların yaygınlaşması, özellikle de ülkemize ulaşması, 4K'ya uygun formatta videoların yaygınlaşması için bir süre daha bekleyeceğiz. Peki nedir bu 4K TV?


4K TV NEDİR?


Bildiğiniz gibi Full HD TV'ler 1080p olarak kısaca özetlenen 1920x1080 çözünürlüğünde videoları oynatabilen televizyonlardır. Yani bu televizyonlarda maksimum 1920x1080 çözünürlüğüne sahip videoları oynatılabilir. 4K TV'lerde ise bu çözünürlüğk oldukça yüksek. Ultra High Definition (UHD) standartlarında olan bu Televizyonlar NHK Science  & Technology Research Laboratories ( NHK Bilim ve Teknoloji Araştırma Laboratuvarları ) tarafından 2007 yılında önerilmişti. Bu UHD formatı videoları 24 fps'den 120 fps'ye kadar oynatmaya izin veriyor.

4K TV'ler 2160p ile şu anki Full HD televizyonların çözünürlüğünü ikiye katlıyor ve 3840x2160 çözünürlüğüne sahip, yani bir başka deyişle 8.1 MP'lik bir videoyu gösterebiliyor. Günümüz HD ekranları ise ancak 2.1 MP görüntü sağlayabiliyor.

Televizyon dünyasında dikey pikselleri saymak ve çözünürlüğü dikey piksel ile ifade etmek genel kabul görmüştür. Örneğin 1080p çözünürlük dediğimizde 1920 ( yatay piksel ) x 1080 ( dikey piksel ) çözünürlüğe sahip bir görselden söz ediyoruz demektir. Ancak 4K terimi yatay piksel sayısından geliyor.

8K TV ? 


Yazının başında işte tam olarak bundan söz ediyordum. Daha 4K TV'ler ortada yokken 8K TV'lerden söz ediliyor. Bu TV'lerin çözünürlüğü ise 7680x4320 olacak. Yani 4320p çözünürlükten söz ediyoruz ve 33.2 MP'lik bir görüntüyü gösterebilecek. Dikkat ederseniz bu çözünürlükte video kaydını bırakın, profesyonel fotoğraf makineleri bile henüz yaygın değil. Yani buradan da anlaşılacağı gibi, daha bekleyeceğiz.

UHD TV'lerin yaygınlaşması, hele hele ülkemizde yaygınlaşması ise şu anda uzak bir ihtimal. Zira sahip olduğumuz ağ yapısı ve yayıncılık teknolojileri bu boyutlardaki veriyi anlık olarak iletebilecek seviyede değil. Halen gerçek anlamda yüksek hızlı internetin keyfini sürmekten uzak olduğumuz gerçeğini göz önünde tutar ve 8.1MP'lik görüntünün anlık olarak evimizdeki televizyona kesintisiz olarak ulaşması gerektiğini düşünürsek durum daha da netlik kazanıyor. Zira halen ülkemizde pek çok TV kanalı Full HD yayına geçebilmiş değil ve Full HD televizyon sahipleri de çoğunlukla televizyonların yüksek görüntü kalitesinin keyfini TV izlerken değil, bilgisayardan ya da BluRay oynatıcılarından oynattıkları Full HD filmleri izlerken çıkarıyorlar.

Ancak dünyada 4K TV'lerin gerektirdiği yoğunlukta veri akışını sorunsuz şekilde sağlayabilecek altyapıya sahip çok sayıda ülkenin de olmadığını belirtelim. 8K ise henüz tüm dünyada hayal. Herşeyden önce 8K videoların kaydını yapacak kamera bulmak bile çok çok zor.

Bir başka sorun da UHD filmlerin nasıl depolanacağı. 4K filmler ve hele de 8K filmler için bluray disklerin kapasitesi yeterli olmayacaktır. Yakında eskiden CD değiştirerek film izlediğimiz gibi, bluray disk değiştirerek filmleri izleyebiliriz.

Sonuç olarak teknoloji oldukça hızlı bir şekilde ilerliyor ancak dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da, evlerimizde kullanacağımız televizyonda 4K görüntü ile 8K görüntü arasındaki kalite farkını gözlerimiz ayırt edebilecek mi? Yoksa bizler gözlerimizin aradaki farkı ayırt edemeyeceği bir kaliteye sahip olmak için kat kat fazla para ödeyeceğiz. İşin açıkçası pek çok kişi için 1080p ile 2160p arasındaki fark bile çok keskin olmayacaktır. Ancak 2160p'den daha yüksek çözünürlükteki videoları televizyonda izlemenin gerçekten gerekip gerekmediği sorgulanabilir. Ancak her ne kadar doğruluğu tartışılır olsa da insan gözünün 576MP çözünürlüğünde bir görüntü algıladığı söylenmektedir.


16 Ekim 2012 Salı

Zirvedeki Dijital Yaratıcılar Toplanıyor!

Digital Age Summit ‘Dijital Yaratıcılık’ temasıyla bu yıl altıncı kez katılımcılarını ağırlayacak.

Digital Age dergisi tarafından 2007 yılından bu yana düzenlenen ve bu yıl 18 Ekim’de  gerçekleşecek olan Digital Age Summit 2012’nin program detayları bellioldu. Ana sponsorluğunu Vodefone’un , Gençlik  Sponsorluğu’nu ise Coca-Cola’nın sahiplendiği Digital Age Summit Four Seasons Hotel’de gerçekleşecek.

‘Dijital Yaratıcılık’ temasıyla, bu yıl altıncı defa katılımcılarını ağırlayacak olan Digital Age Summit’12’nin ana konuşmacılarından ilki Forbes.com tarafından dünyanın en önemli 10 sosyal medya uzmanından biri olarak gösterilen ‘Unmarketing’ kavramının yaratıcısı ve UnMarketing isimli bestseller kitabın yazarı Scott Stratten. Stratten bu yılki Digital Age Summit’te ‘The Business of Awesome’ isimli yeni kitabından; pazarlama, markalaşma, halkla ilişkiler, sosyal medya, insan kaynakları ve müşteri hizmetleri ile ilgili ana iş konseptlerini kapsayan bir sunum gerçekleştirecek.

Digital Age Konferansı 2012′nin bir diğer konuşmacısı ise sanal âlemde medya tasarımı konusunda araştırmalar ve yaratıcı çalışmalar yapan Beth Coleman. MIT’de ‘Writing and Humanistic Studies and Comparative Media Studies’ bölümünde Yeni Medya Yazarlığı dalında yardımcı doçent olarak çalışan Coleman, son kitabı Hello Avatar: From Virtual Worlds to X-Reality’de ‘sanal tasarım’ ve ‘sosyal ağ kimlikleri’ konularını incelemişti.

Konferansın diğer konuşmacısı ise Porter Novelli Global Teknoloji Uygulama Lideri Richard Cline. Daha önce Voce, Google, Yahoo!, eBay, NetApp, Bell Sports, Intel, Playstation, Dolby, Discovery Channel, Unisys ve diğer benzeri markaları yöneten Richard Cline konferansta Beyond the Conversation: The Evolution ofCorporate Social Media’ başlıklı konuşmasını yapacak.

Bir diğer konuşmacı ise; Mariano A. Bosaz. 2007 senesinden itibaren Coca-Cola South Latin’de İnteraktif Pazarlama Direktörü olarak görev almaya başlayan Bosaz, Coca-Cola’nın dijital pazarlama stratejisini geliştirdi, markaların web/mobil platformlarını birleştirdi ve WorldCup 2012 ile Powerade Latin Amerika gibi projelerin tüm dijital işlerini devraldı. 2011 senesinde Coca-Cola’nın Avrasya ve Afrika Grup İnteraktif Pazarlama Müdürü olan Mariano Bozas konferansta katılımcılarla deneyimlerini Coca-Cola Türkiye İnteraktif Pazarlama Müdürü Yüce Zerey ile ortak gerçekleştirecekleri sunumlarında paylaşacaklar.

Digital Age Summit 2012’nin program detayları ise şöyle:

Digital Age Konferansı saat 9’da Digital Age Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan’ın açılış konuşmasıyla başlayacak.

Saat 9.30 – 10.20 arasında ise Beth Coleman ’Hello Avatar’ başlıklı konuşmasıyla sahnede olacak.

Coleman saat 10.20 – 10.50 arasında da kitabını imzalayacak.

Saat 13.50 – 14.40 arasında etkinliğin diğer bir önemli ismi Scott Stratten ’Untalk’ başlıklı konuşmasıyla sahnedeki yerini alacak.

Stratten saat  15.30 – 16.00 arasında kitap imzası için okurlarıyla bir araya gelecek.

Saat 16.10 – 16.40 arasında ise Porter Novelli Global Teknoloji Uygulama Lideri Richard Cline ’Beyond the Conversation: The Evolution of Corporate Social Media’ başlıklı konuşmasını yapacak.

İletişim;

Alper Barış alperbaris@kapital.com.tr / 0 212 282 26 40 – 138
İnternet sitesi :http://www.mci.com.tr/konferanslar
Twitter hesap bilgisi : @digitalage
Twitter hashtag :  #digitalage2012



Bir bumads advertorial içeriğidir.

12 Ekim 2012 Cuma

Hibrit Araca LPG Takılır Mı?

Dünyanın en pahalı akaryakıtını tükettiğimiz için ülkemizde satılan araçların çoğu küçük motorlara sahip. Bu konuda ilerleyen teknoloji ile otomobil üreticileri küçük hacimlerden daha yüksek beygir gücü ve tork elde etmeyi başardılar. Sonuç olarak 1.2 lt motor bile hiç de küçük sayılmayacak bir araca rahatça yeter bir hale geldi. Tabi bu küçük motorlar ilk kalkışta ve hızlanmada önemli bir problemle karşılaşılmasa da, yüksek hızlara çıkılmasını sağlayamıyor.
Toyota Yaris Hibrit

Küçük motorlu araçlar ( 1.6 ve altı ) önemli oranda yakıt tasarrufu sağlıyor olsalar da, yakıt halen önemli bir maliyet unsuru. Bu nedenle ülkemizde LPG'li araçlar revaçta. LPG sarfiyatı benzine göre yaklaşık olarak %20 kadar daha yüksek olsa da, fiyat avantajı ile önemli bir tasarruf sağlayabiliyor. Tabi aracını yoğun bir şekilde kullanmayanlar diesel motorlu araçları tercih edebiliyorlar. Bununla birlikte LPG dönüşümü yapılmış halde 0 km olarak satışa sunulan araçlar da var.

Yakıt tasarrufu yapmak isteyenlerin tercih edebilecekleri bir diğer araç türü de hibrit araçlar. Hibrit araçlar benzinli ve elektrikli olmak üzere iki farklı motora sahip olarak geliyorlar. Benzinle yol alındığı sırada araca yerleştirilmiş Aküler şarj ediliyor ve yeterli şarj sağlandığında elektrik motorları ile yol alınıyor. Performans istendiğinde hem elektrikli hem benzinli motorlar aynı anda çalıştırılabiliyor. Bu sayede hibrit araçlar iyi bir performansa sahip iken önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlayabiliyor.

Şimdi sıkı durun!

Hibrit bir araca LPG takılırsa ne olur? Teorik olarak benzinli motorlar basit bir dönüşüm ile LPG ile de çalışabiliyorlar. Burada VVTI vb benzinli motorlarda daha farklı dönüşüm ekipmanları gerekebiliyor ancak benzinle çalışan bir motor LPG ile de çalışabilir. Hibrit araçlarda da genellikle benzinli motor bulunuyor. Peki o halde hibrit araca LPG takılırsa yakıt tasarrufu sağlanabilir mi? Kesinlikle evet.

Benzinli motora sahip hibrit araçlarda benzin yerine LPG kullanarak tasarruf sağlanırken, aküler yeterince şarj olduğunda sıfır emisyonla ve sıfır maliyetle yol alınabilir. Üstelik ülkemizde hibrit araçların vergileri de daha düşük. Ancak yine de hibrit teknolojisine sahip araçların fiyatları çok yüksek olmasa da düşük de sayılmaz. Bunun da temel nedeni hibrit olmayan araçlara göre daha karmaşık bir yapıya sahip olmaları ve üretimlerinin daha yüksek maliyetler yapılıyor olması olsa gerek.

Hibrit bir araca LPG uygulamasına ait bir örneğin en azından ülkemizde olmadığını söyleyebiliriz. Yurt dışında var mıdır araştırıp, sonraki yazılarımda  bu konuyu daha detaylı araştırarak tekrar değineceğim.

10 Ekim 2012 Çarşamba

Banka Kredi Faizleri Düşüşe Geçiyor!

Kredi kullancak olanlara müjdeli haber!

Eğer kredi ile ev yada araba almayı planlıyorsanız ancak yüksek faiz oranları kara kara düşünmenize neden oluyorsa, kredi fazilerinin hafif de ola bir düşüş trendine girdiğini belirtelim. Kredi faizlerindeki küçük düşüşler bile, uzun vadeli kredilerde büyük tasarruflar sağlıyor. Bu açıdan özellikle üç ve daha uzun vadeli kredi kullanmayı planlayanlar önemli miktarda tasarruf sağlamış olacaklar.

Bankalar her ne kadar kredi faizlerini az da olsa indirmeye başlamış olsalar bile halen kredi faizleri yüksek miktarlarda kredi kullanmak için uygun olan seviyelerden oldukça uzak. Bu durumda acil ihtiyacı olmayanlar şu anki seviylerden borçlanmak yerine harcamalarını biraz daha öteleyebilirler. Ancak hızlı doğalgaz, elektrik ve petrole yapılan zamlar ve bu zamların tetikleyicisi olacağı pek çok ürüne gelecek olası zamların enflasyonu yükselteceğini ve yükselen enflasyonun da kredi faizlerinin aşağı yönlü hareketini olumsuz etkileyeceğini, hatta yukarı yönlü bir harekete dahi yol açabileceğini belirtmekte de fayda var. Yani bu seviyelerde bile tüketicilerin çoğuna yüksek gelen kredi faizleri tekrar yükseliş trendine girebilir. Özellikle harcamalarını uzun süredir ötelemekte olanlar için hoş bir haber değil elbette ancak kredi ile borçlanacak olanların çok daha dikkatli hesaplarla çok daha dikkatli bir şekilde karar vermesinin gerekliliğini ortaya koyması açısından önemli bir haber.

Çatlak Profesör olarak bankalardan kredi kullanmak isteyenlere diyorum ki; Kullanacağınız kredi ile gerçekten hayatınızı kolaylaştıracak, gerçekten önemli bir ihtiyacınızı karşılayacaksanız ve ödemelerde sorun yaşamayacağınızdan eminsenin şu anki seviyelerden borçalanabilir yada kısa bir süre daha bekleyebilirsiniz. Ancak bunu dışında bir harcama için kredi ile borçlanmayı düşünüyorsanız şu anki seviyelerde kredi maliyetlerinin yüksekliğini kesinlikle hesaba katmalasınız. Aksi halde kredi ödemeniz bittiğinde reel olarak karda değil zararda olmanız dahi olasıdır.

Tüm bunları söylüyoruz az çok iktisat bilen biri olarak ancak işin açıkçası halkımız uzun yıllardır yüksek enflasyon, yüksek faizler, ekonomik krizler kıt gelirlerle boğuşarak yaşaya yaşaya iktisat profesörü oldu sayılır. Gerçek şu ki, asgari ücret ile bu çağda aile geçindirebilenlerin tamamı ekonomi dalında nobele aday gösterilebilir.