12 Ağustos 2012 Pazar

Yandex VS Google

YANDEX ARAMA MOTORU
Google, dünyanın lider arama motoru. Çok değil, daha bundan 10 yıl kadar önce dünyada arama motoru denilince Google ile birlikte pek çok isim sayılırdı. Ancak geçen süreçte Google o kadar çok piyasaya hakim oldu ki, diğer aramam motorları ya piyasadan çekildi, ya sektörde farklı alanlara kayarak hayatta kalmaya çalıştı ya da inatla var olmaya devam etti. Arama motoru olarak var olmaya devam eden pek çok Google alternatifi, arama sonuçlarını sıralarken yine Google sonuçlarından faydalanmaya başladı. Bu da ilginç bir ikilem aslında. Yine de bunların pek çoğu artık hatırlanmıyor bile.

Google arama motoru olarak kendini hemen hemen tüm dünyaya kabul ettirirken, pek az firma ona rakip olmaya cesaret edebildi. Çinde Baidu yerel olarak Google'a iyi bir alternatif oldu. Bing ise Mikrosoft'un Google'ın tahtını sallamak için ortaya koyduğu iddialı bir arama motoruydu ancak pek başarı sağladığı söylenemez.

Google'a son rakip ise Rusya'dan. Yandex, Bing gibi iddialı bir arama motoru. Üstelik Çindeki Baidu gibi Rusya'da pazar liderliğini de Google'dan kapmış durumda. Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelere de yayılarak Google'ın pastasından daha fazla pay kapmak istediğini söylemeye gerek yok.

Yandex'te Google'a göre dikkat çeken en önemli özellik, kendine hedef seçtiği ülkelerde insanlara yerel hizmetler sunması. Ülkemize kısa bir süre önce giriş yapan ve bir ofis açan Yandex, Kuran ayeti arama yada İstanbul'da anlık trafik yoğunluğu haritası gibi bilgiler sunuyor. Bu özellikler ile Google'dan biraz olsun farklılaşıyor.

Rusya'nın önemli ve güçlü şirketleri olan enerji devi Gazprom ile de neredeyse aynı oranda karlılık yakalayan Yandex'i Rusya'da günde 19 milyon kişi ziyaret ediyor. Ülkemizde de her geçen gün bilinirliğini artıran Yandex, Google'ın en genç ve en dişli rakiplerinden biri olacağa benziyor. Özellikle yerelleşme konusundaki çabaları onu sektörde Bing'ten daha dişli bir rakip yapabilir.

Bütün bunlara karşı Google nasıl bir adım atar merakla takip ediyoruz. Google Yandex savaşı, en az Apple-Samsung savaşı kadar çetin geçeceğe benziyor.


9 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan Ayı'nda Bir Çocuğumuzu da SEN Güldürmek İster misin?

LÖSEV, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 11.500 lösemili aileye mutluluk kolileri dağıtıyor.



Vakıf, zorlu tedavi sürecinden geçen lösemili ve kanserli çocukların moral kazanmaları için Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan’da iftar yemekleri de düzenleyerek yüzlerce aileye ulaşıyor. Eğer sen de bir koli mutluluk armağan etmek istersen farklı paketlerdeki yardım seçeneklerinden en uygununu seçip bu kutsal ayda desteğini gösterebilirsin.

Detaylı bilgi için www.losev.org.tr sitesi veya www.facebook.com/losev0660 Lösev Facebook sayfasını ziyaret edebilirsin. Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınla destekleyebilirsin.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Ucube!

Estetik algı evrensel değildir. Kişiden kişiye değişir.  Bununla birlikte insanların ortak bir paydası vardır adına insanlık dediğimiz. Bu ortak payda, her ne kadar farklı farklı olsa da insanlarda bazı noktalarda benzer özelliklerin görülmesini sağlar. Bu nedenle en azından belli gruplar benzer estetik algıya sahiptirler. Bunun en açık şekilde müzik zevklerinde görürüz.

Bir insanın kendi kişisel estetik algısını genel geçer olarak kabul etmesi, kendi estetik algıları ile bağdaşmayan ne varsa karalaması, kötülemesi, bir ucube olarak nitelemesi, o kişinin küstahlığının ve saygısızlığının bir göstergesidir. Aynı zamanda bu kişiler egolarını kontrol etme acziyeti içindedirler.

Sanat, hangi türü olursa olsun, genel geçer bir estetikten tamamen uzaktır. Bununla birlite bir eser, onu sevenlerin de sevmeyenlerin de ortak bir değeridir. Bir insan, karşısındaki bir sanat eserini estetik bulmayabilir. Bir tabloyu para verip almaya ve evinin duvarına asmaya değer görmeyebilir. Ancak o tabloya çuvalla para veren bir başkasına saygı duymak zorundadır. Aynı zamanda o eserin tüm insanlığın ortak değeri olduğunun da bilincinde olmalıdır. Böyle bir zihniyetten bir insan ne kadar uzak olursa, aslında evrensel insani vasıflardan o kadar uzaktır.

Böyle kimseleri toplumların yetiştirmemesi gerekir. Bu yetiştirmeme tabi ki ancak eğitimle olur. Eğirimle çocuklara ne kadar güçlü bir egoya sahip olurlarsa olsunlar, insanlığın ortak değerleri öğretilmeli ve bu değerlere saygılı olmaları gerektiği bilinci bu çocuklarda oluşturulmaldır. Yine toplumlar, böyle kimseleri dışlamasa da, herhangi bir şekilde bu kişilerin karar verici pozisyonlara gelmesine müsaade etmemelidir. Çünkü kendi estetik anlayışı ile bağdaşmayanları ucube olarak niteleyecek kadar yüksek bir ego, farklı düşünen, farklı algılayan, farklı açılardan bakan, farklı estetik anlayışa sahip insanları kutuplaştıracak ve toplumun iç huzurunu bozacaktır.

5 Ağustos 2012 Pazar

Yatırım Araçları: Mevduat-Altın-Borsa ve Diğerleri

Ülkemizde insanlar halen daha geleneksel, merkantalist yatırım araçlarını kullanıyorlar. Yani yatırım yapmak için altın, arsa ve ev gibi araçları kullanıyorlar. Eskiden ABD Doları ve Alman Markı  da alırlardı anck TL artık eskisi gibi sürekli değer kaybeden bir para birimi olmadığından dövize yatırım yapan da pek kalmadı. Halen önemli bir kesim vadeli mevduat hesabında birikimlerini değerlendiriyor. Oysa sayıları az da olsa ülkemizde Borsa, hazine bonoları ve devlet tahvilleri, vadeli işlemler borsası gibi alternatif yatırım araçlarını kullananlar da var. Peki hangi yatırım aracı iyidir, hangisi risklidir? Biraz değinmek istedim.

VADELİ MEVDUAT HESAPLARI: 

Vadeli mevduat hesaplarında birikimlerinizi bankaya ödünç verirsiniz. Banka sizin birikiminizi işletir ve belli bir vadenin sonunda size vaat ettiği faiz ile birlikte iade eder. Bu açıdan banka batmadığı sürece kolay kolay paranız kaybolmaz. Ancak vadeli mevduat hesaplarında kar edememe hatta reel anlamda zararda olmanız da olasıdır. Örnek verecek olursak, vadeli mevduatt hesabınıza bankanız yıllık %10 faiz versin. Eğer yıllık enflasyon vade bitiminde %10'un altında kalırsa, aradaki fark kadar reel kaznaç sağlamış olursunuz. Yıllık enflasyon tam %10 olursa, paranız yerinde saymıştır, ne karınız ne zararınız vardır. Eğer yıllık enflasyon %10'un üzerinde gerçekleşirse, paranız rakamsal olarak büyümüş olsa bile, reel anlamda enflasyon karşısında erimiştir ve zarardasınız demektir. Benzer durum hazine bonosu ve sabit faizli tahviller için de geçerlidir. Yani getirisi faiz oranı gibi sabit bir oran üzeirnden önceden belirlenmiş yatırım araçlarında enflasyonun seyri kar zarar durumunuzu belirler. Gerek enflasyon gerekse faizlerin düşüklüğü nedeniyle reel anlamda çok yüksek getiri sağlamayan bu yatırım araçları, yatırımcıların piyasaları takip etmesine gerek olmaması ve güvenilir olmaları nedeniyle sıkça tercih edilir.

ALTIN:

Altın tarih boyunca değerli olmuştur. Bu nedenle altın riski düşük bir yatırım aracı olarak görülür. Altın fiyatları dünyada savaş, küresel ekonomik krizler vb belirsizliklerin ve güvensizliklerin çoğaldığı dönemlerde yatırımcıların sığınma limanı görevini görmektedir. Değer kaybetse bile bu değer kaybı sınırlı olacaktır. İçinde bulunduğumuz dönemde de küresel çapta gerek ekonomik belirsizlikler ve riskler gerekse askeri faaliyetler ve gerilen diplomasi nedeniyle altın fiyatları tavan yapmış durumdadır. Altın genel anlamda sığınma limanıdır dedik. Bir servet biriktirme aracı olarak da görülür. Aslında kar getirici bir araç değil, servet birikitirme aracı olarak çalışır ancak ulusal paralar karşısında değeri arttığında ulusal para cinsinden kar getirmiş gibi olur. Ama aslında altını da doğrudan para olarak görmek de mümkündür.

EMLAK:

Emlak dediğimiz zaman daire, ev, bina, dükkan, arsa, tarla vb. taşınmaz mülkleri kast ediyoruz. Genel olarak dükkan ve daireler ya içinde oturmak ya da kiraya verip gelir elde etme amacı ile tercih edilirler. Aynı zamanda ihtiyaç halinde satıldığında da birikmiş bir tutar elde edilebilmektedir. Arsa ve tarlalarda durum değişiktir. Arsa üzerine bina inşaa ederek satmak ya da bir müteahhite kat karşılığı vermek mümkün olduğu gibi ,değeri arttığında satarak aradaki değer farkından gelir elde etmek de pekala mümkündür. Ancak bu biraz uzmanlık gerektirmektedir. Bu alanda neredeki arsanın ileride ne kadar değerleneceği iyi öngörülmelidir.

BORSA:

Borsada halka açık şirketlerin hisse senetleri alınıp satılır. Borsada iki temel yatırımcı türü vardır. Birinci sınıfta yer alanlar uzun vadeli yatırım amaçlı hisse senedi alırlar. Borsada hisseleri işlem gören şirketler zaman zaman kar payı dağıtırlar ve bu yatırımcılar da ellerindeki hisse senetleri oranında dağıtılan kardan pay alırlar. Bu sınıfıta yer alan yatırımcılar için hissesini alıkları şirketin karlılığı devam eden bir sektörde olması, iyi yönetiliyor olması, düzenli olarak kar payı dağıtıyor olması gibi kriterler önem taşımaktadır.

Borsada yer alan diğer bir yatırımcı grubu ise hise senetlerini sık sık alıp satarak fiyat değişimlerinden kar elde etmeyi hedeflerler. Bugün aldıkları hisseleri yarın, hatta gün içinde satabilirler. Bu yatırımcılardan yorucu bir iştir. Sürekli olarak hem ülke hem de dünya piyasalarını ve gündemi takip etmek ve anlık olarak doğru analizler yapmak, fırsatları görmek ve doğru zamanlarda alım ve satım kararı vermek gerekmektedir. Bu yatırımcılar kısa sürede küçük bir birimiş sermayeden büyük bir servet elde edebilirler ancak alınan riskler büyüktür. Stresli ve yorucu bir yatırım tercihidir. Aynı zamanda ekonomik tabloları ve grafikleri iyi okuyup yorumlamak da bu alanda yatırım yapmak için olmazsa olmazdır.

VOB: 

Vadeli işlemler borsası ülkemizde birkaç yıl önce devreye girmiş en yeni yatırım alanlarından biridir. Orta ve uzun vadeli fiyatlandırmaların yapıldığı bir alandır. İleriye dönük olarak fiyatlandırma yapıldığı için daha çok uzmanlık gerektirir. Bu blogun okurlarrının VOB'de yatırım yapmayacağını düşünüyorum.

FOREX PİYASASI: 

Bir süredir forex reklamları görüyoruz. Bu piyasa alında dünyadaki para birimleri arasında alım satım yaparak gelir elde etmeyi hedefleyen bir yöntemdir. Çapraz kurlar ve para birimlerinin seyrini iyi takip etmeyi gerektirir. Değişkenliği çok yüksektir. Borsada olduğu gibi yatırımcıların sürekli olarak gündemi takip etmeleri gerekir. Yorucu bir alandır. Ancak hem ülke hem de dünya gündemini, borsaları, büyük yatırımcıların hareketlerini yorun bir şekilde takip edip sağlıklı öngörülerde bulunabilen, kısaca piyasayı okuyabilenler için karlı bir alan olabilir. Aksi halde kar edelim derken zarar etmek de olasıdır.

Yatırım yaparken hangi yöntemi ya da yöntemleri seçerseniz seçin, yatırım yaptığınız alanla ilgili bilgi sahibi olmanız gerektiğini ve neyi neden yaptığınızı bilmenizin şart olduğunu unutmayın. Kurtlarla dolu olan bir masadan ciğer kapmak kolay değildir ve dibini görmediğiniz suya dalmayınız. En azından bu alanlardan birinde yatırım yapmak istiyorsanız, öncesinde iyi bir araştırma yapmanızı ve bir süre gözlem yaparak kendinizi test etmenizi öneriyorum.

Bol kazançlar.